Reklamlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Otomobil Güvenli Sürüş Teknikleri  (Okunma Sayısı 1278 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Forum Patronu
*

Üye Grubu : Vip Özel Üye
Yaş : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Tatanga City
Kayıt Tarihi : 21 Ocak 2008, 21:35:50
Üye No : 5
Mesaj Sayısı : 4617
Rep Gücü : 18640
Kişisel Mesaj : Filiz ♥ Serkan..
Offline Offline

WWW
« : 22 Aralık 2008, 21:00:35 »

Sürüş Tekniği

Güvenli bir sürüş'teki en büyük etkenlerden biri kullandığınız araçtır. Yeni bir araç alırken o aracın hızlanmasından, son süratinden çok, yol tutuşunu, fren mesafesini, ABS-TC-ESP-EBD-Hava Yastığı vs. gibi güvenlik önlemlerini gözönünde bulundurun.

Teknik açıdan birkaç uyarı ve tavsiye...

1) Hızınızı viraja girmeden önce azaltın. Viraj içinde gaz kesmek arabanın arkasının savrulmasına sebep olur.

2) Hızınızı yolun gerçek şartlarına göre ayarlayın, kendi arzularınıza göre değil.

3) Hız arttıkça daha uzağa bakın. Olacakları önceden tahmin etmeye çalışın.

4) Her hızda fren için ne kadar duruş mesafesi olduğunu hesaplamayı öğrenin. Yolun fiziksel durumuna göre (asfalt, toprak, yağmur, kar) duruş mesafenizi tahmin etmeyi öğrenin.

5) Mümkün oldukça trafikte diğer araçlarla yakın hızlarda seyredin. Ortalama ve istikrarlı bir şekilde seyretmek tehlikeyi azaltır.

6) Öndeki araçla aranızda her zaman yeterli emniyet mesafesini bırakın. Araya başkası girmesin diye öndeki arabayı gereğinden fazla yakından takip etmek sizin için önünüze bir iki arabanın girmesinden çok daha kötü sonuçlar yaratabilir.

7) Otomobil kullanırken sadece yola konsantre olun. Yanınızdaki kişiyle konuşurken sakın ama sakın ona bakmayın. Bir anlık kafanızı çevirmeniz, kendinizi önünüzdeki arabanın tamponuna yapışık bulmanıza sebep olabilir.

Cool Özellikle şehir içinde, radyo-teyp, klima, cam, vs gibi aksesuarlarla ilgilenirken mümkün olduğunca gözünüzü yoldan ayırmayın.

9) Yüksek hızlarda ani manevralardan kaçının. Yüksek hızlarda kontrolü kaybedilen bir arabayı tekrar çizgisine getirmek çok zordur.

10) Güvenli ve profesyonel bir sürüş mest olmuş halde değil, otomobilin kontrolünü elde tutarak yapılır.

İki elinizi de her zaman direksiyon üzerinde tutun. Sol kolu camdan sarkıtmak, ya da sağ elinizi sürekli vites topuzunda tutmak size birşey kazandırmaz.

Değişken zemininlerde yol tutuşu değerlendirmek için uygun ortamda frenleri denemek veya küçük direksiyon hareketleri yapmak iyidir.

İyi ve güvenli bir sürüş için aşağıdaki uyarılara dikkat etmelisiniz:

1) Başa gelebilecek her türlü duruma karşı çözümleri önceden tasarlayın. Sebep-sonuç ilişkileriyle olabilecekleri önceden tahmin etmeye çalışın.

2) Eğer bir konvoyda veya yakın takip edilen bir trafikte iseniz, diğer sürücülerin davranışlarını, ne yapabileceklerini önceden tahmin etmek için uzağa bakın.

3) "Aquaplanning" etkisinde (lastiklerin su birikintilerinde yerle teması kaybetmeleri) gazı kesin, direksiyonu düz tutun.

4) Sollama yapmadan önce öndeki araca çok fazla yaklaşmayın. Ani bir şekilde sol şeride çıkmayın.

5) Sollamalarda öndeki araçtan biraz uzaktan seyredip, uygun zamanlamayı yaparak, aradaki mesafeyi hız almak amacıyla kullanıp sollamayı gerçekleştirmek daha kolaydır.

6) Eğer önünüzde giden araç, aniden bir manevra yaparsa siz de onun izinden gidin. Büyük ihtimalle yoldaki bir engelden kaçmıştır.

7) Yol üzerinde aniden bir hayvan veya bir objeyle karşılaşırsanız, direksiyonu aniden kırmayın, en az zararı verecek doğru manevrayı yapın. Ani frenle birlikte ani direksiyon hareketi arabayı rahatlıkla yoldan çıkarabilir. Ve unutmayın ki sizin hayatınız önünüze çıkabilecek bir hayvanınkinden daha değerlidir.
Logged



мя.α∂αℓι^^ İmza Seçmediniz.Profilinizden imzanızı seçebilirsiniz... Her Şey Gönlünce Olsun!

Forum Patronu
*

Üye Grubu : Vip Özel Üye
Yaş : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Tatanga City
Kayıt Tarihi : 21 Ocak 2008, 21:35:50
Üye No : 5
Mesaj Sayısı : 4617
Rep Gücü : 18640
Kişisel Mesaj : Filiz ♥ Serkan..
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #1 : 22 Aralık 2008, 21:01:13 »

Sürüş Pozisyonu

Kol ve bacak mesafesi:

Bir aracı iyi kontrol etmekte ve güvenli bir şekilde kullanmakta, doğru sürüş pozisyonu en ön plandadır. Koltuğun arkasının iyi ayarlanması, kollarınızın ve bacaklarınız pozisyonu, aynalar, direksiyon, size en uygun, en rahat sürüş pozisyonunu sağlayacak şekilde olmalıdır.

Öncelikle sırtınız her zaman koltuğa yapışık, dayanmış olmalıdır. Eğer koltuğu fazla geriye çekmiş veya koltuğun arka kısmını fazla yatırmış iseniz ve direksiyonu tutmak için biraz öne doğru kalkıyor ve sırtınız koltuktan ayrılıyorsa bu çok tehlikelidir. Virajlarda dengenizi kaybetmemeniz için sırtınız her zaman koltuğa sıkı sıkıya değiyor olsun.

Bazen "piyasa" yapmak amacıyla gezinen Doğan, Şahin vari otomobiller görürsünüz, koltuklarını o kadar geriye yatırmışlardır ki, neredeyse arabalarını yatarak kullanırlar. Bu hareketin anlamı nedir, ben hala çözemediysem de, bunun iyi bir şey olduğunu sanan sürücüleri(!?) ralli pilotlarının sürüş pozisyonlarına dikkat etmeye davet ediyorum. Her zaman son derece dik (neredeyse 90 derece) ve direksiyona çok rahatça kumanda edebilecek, yakın bir şekilde otururlar.

Fakat şunu da belirteyim ki, airbag'li araçlarda direksiyona çok fazla yakın durmak da sakıncalı. Yani ortasını bulmak gerek. Ortası da, sırt tamamen koltuğa yaslanıp kollarınızı direksiyonun üst noktasına uzatıldığında bileklerin direksiyon simidine temas ediyor olması gerektiğidir. Kolların ve dolayısıyla gövdenin uygun pozisyonu budur.

Bacak pozisyonlarına geldiğimizde, bacaklar, direksiyon simidine değmeyecek, ve siz direksiyonu çevirirken ellerinize temas etmeyecek şekilde durmalıdır. Ayrıca ayağınızı pedallardan çektiğinizde dizinizin bir yere değmemesi gerekir. (Direksiyon bağlantısının olduğu yerin alt kısmı gibi). Yani bacaklar çok kırık olmamalıdır.

Uygun sürüş pozisyonu için önce bacaklarınıza göre (kırık olmayacak şekilde) koltuğu ayarlayın ve sonra ona göre koltuğunuzun arka yatırılabilen kısmıyla kollarınızın direksiyona uzaklığını ayarlayın.

Ellerin direksiyon üzerindeki konumları:

Direksiyon simidi yaklaşık 9'u çeyrek geçe konumunda dıştan tutularak başparmaklar direksiyon göbeğinden kolların üzerine konumlandırılır. Direksiyon kollarının üzerine yerleştirilen başparmaklar kolların sahip olduğu ağırlığın bir bölümünün taşınmasına yardımcı olur.

Direksiyonda yapılacak tüm hareketler bu temel pozisyondan yola çıkılarak başlatılır. Otomobilin yönlendirilmesi için genellikle direksiyonun en fazla yarım tur çevrilmesi yetmektedir ; bu nedenle yettiği sürece ellerin sahip olduğu konum bozulmadan uzunca süre yol alınabilir.

Dönüşlerde viraj çapı küçüldüğünde virajın iç tarafına bakan el gevşetilerek viraj dışındaki elle direksiyon simidi 180 derceye kadar çevrilebilir.

Bu yöntemle direksiyon çok çabuk çevrilebilir ve sonra temel direksiyon tutuş pozisyonu çabucak gerçekleştirilebilir.

Anlatılan yöntem özellikle arkası savrulan bir otomobilin de ön tekerleklerin hangi konumda olduğunun anlaşılamaması veya geç anlaşılabilmesi nedeniyle çok önemlidir.

Direksiyondaki temel tutuş pozisyonuna sadık kalındığı sürece ani manevralar çabuk ve doğru olarak gerçekleştirilebilir.

Ayakların pedallar üzerindeki konumları:

Sol ayağınızı kullanmadığınız zamanlarda, asla ayağınızı debriyaj pedalı üzerinde tutmayınız. Bu debriyajın oynar aksamına zarar verebilir ve ayrıca debriyaj balatalarını eskitebilir. Uygun pozisyon, sol ayağın, kullanılmadığı zamanlarda, debriyajın sol tarafındaki boşlukta tutulmasıdır. (Hatta bazı araçlarda sol ayak dayama yeri vardır. Sportif pedal takımlarında da pedallar dörtlüdür. Sol ayak her zaman soldaki ayak dayama yerinde durur.)
Logged



мя.α∂αℓι^^ İmza Seçmediniz.Profilinizden imzanızı seçebilirsiniz... Her Şey Gönlünce Olsun!

Forum Patronu
*

Üye Grubu : Vip Özel Üye
Yaş : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Tatanga City
Kayıt Tarihi : 21 Ocak 2008, 21:35:50
Üye No : 5
Mesaj Sayısı : 4617
Rep Gücü : 18640
Kişisel Mesaj : Filiz ♥ Serkan..
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #2 : 22 Aralık 2008, 21:01:37 »

Sürüş Fiziği

Kamm Dairesi:

Otomobillerin tekerleklerine normal koşullarda doğrusal ve yanal kuvvetler etki eder. Bu kuvvetler hareket edildiğinde , fren yaparken ve viraj dönerken oluşur.

Kamm dairesi bu kuvvetlerin büyüklüğünü , yönünü ve lastiklerin yere tutunma sınırlarını göstermektedir. Tüm kuvvetlerin toplamları (resultant) dairenin sınırları içinde kaldığı sürece lastiklerin tutunması yeterli düzeyde olmaktadır. Eğer kuvvetlerin toplamı daire dışına çıkarsa güç aktarım sınırı aşıldığı için otomobil kaymaya başlar.

Sonuç

Bir lastik ne kadar az doğrusal (gidiş yönüne) kuvvet aktarmak zorunda kalırsa o oranda fazla yanal güç taşıtabilir (ne kadar yavaş gidilirse o kadar fazla yanal tutuş olur). İki tekerlekten çekişli bir otomobilde her tekerlek doğrusal kuvvetler toplamının yüzde 50 sini yere aktarmak zorunda kalırken sürekli dört tekerden çekişli bir otomobilde her tekerlek yalnızca doğrusal kuvvetlerin yüzde 25 ini yere aktarmak zorundadır. Bu nedenle her tekerleğin taşıyabileceği yanal güç de daha fazla olduğundan viraj kullanımı daha güvenlidir.

Ön Tekerlekler Üzerinde Kayma (Understeering):

Önden çekişli otomobillerin ön tekerleklerine hareketi sağlayan birçok kuvvetin etki etmesi lastiklerin yanal tutuş yeteneğini azaltır. Bu nedenle viraj dönülürken önden çekişli otomobillerde gaza yüklenildiğinde ön tekerlekler üzerinde viraj dışına kayma eğilimi vardır.

Çıkış Noktası

Otomobil ön tekerlekler üzerinde kayarak viraj dışına doğru savrulmaktadır.direksiyon viraj içine daha da çevrilmesine rağmen tepki alınamamaktadır.

Neden?

Ön lastiklerin aktarabileceği yanal kuvvetlerin sınırını aşarak kaymaya başlamıştır.otomobilin ön tekerlekler üzerinde kaymasına , virajın sürücü tarafından yanlış değerlendirilmesi veya yol koşullarının birden değişmesi nedeniyle viraj içindeki otomobil hızının beklenmedik biçimde gerekenden yüksek kalması neden olmaktadır.

Farkına Varma

Virajın dışı gittikçe yakınlaşmakta ve direksiyon hissizleşmektedir. Lastiklerin ötmesi her zaman dışa kaydığı anlaına gelmediği için yanıltıcı olabilir.

Ne yapmalı?

Ayak gazdan çekilir. Direksiyon viraj dışına hafifçe çevrilir. Bunlar yapıldığında otomobilin hızı düşerek ön tekerlekler üzerindeki yük artacak ve otomobili yönlendirmek için gerekli yanal tutuş yaniden sağlanmış olacaktır.

Bu durumla karşılaşmamak için ne yapmalı?

Yol sürekli gözlemlenerek o an yapılabileceği sanılan subjektif hızın altında bir hızla viraja girmeli.

Arka Tekerleklerin Dışa Kayması (Oversteering):

Arkadan itişli otomobillerde viraj dönüşlerinde gaza fazla yüklenildiğinde arka lastiklerin yanal tutuşu azalarak otomobilin arkası viraj dışına kayma eğilimine girer.

Neden?

Viraj içinde gaza fazla yüklenmek veya aniden ayağı gazdan çekmek.

Farkına varma

Otomobil dönmeye başlamıştır. Sürücünün görüş alanında her geçen saniye virajın iç çizgisi daha geniş olarak yer almaya başlamıştır. Bu aşamada sürücü hislerine aldanmamalıdır; yani otomobil dönmediği halde sürücüye dönüyormuş gibi gelebilir. Otomobilin dönme eksenine en yakın oturan sürücü otomobilin döndüğünü ancak dönmenin ileriki aşamasında algılayabilir.

Ne yapmalı?

Hemen debriyaja basılarak direksiyon otomobilin kaydığı yöne çevrilerek (kontra verilerek) otomobilin yönü düzeltilmeli. Debriyaja basıldığında arka tekerleklerin yanal tutuşunu zayıflatan, hatta ortadan kaldırılarak yanal tutuş kuvvetlerinin geri gelmesi sağlanır. Direksiyonla yapılan düzeltmeyle otomobil istenilen yöne girdiği zaman tereddüt etmeden çabucak direksiyon düzeltilmeli.
Logged



мя.α∂αℓι^^ İmza Seçmediniz.Profilinizden imzanızı seçebilirsiniz... Her Şey Gönlünce Olsun!

Forum Patronu
*

Üye Grubu : Vip Özel Üye
Yaş : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Tatanga City
Kayıt Tarihi : 21 Ocak 2008, 21:35:50
Üye No : 5
Mesaj Sayısı : 4617
Rep Gücü : 18640
Kişisel Mesaj : Filiz ♥ Serkan..
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #3 : 22 Aralık 2008, 21:01:58 »

Viraj Alma

Doğru Viraj Alımında Geçerli İki Genel Kural

Viraj alımında geçerli ilk kural "yavaş gir - hızlanarak çık" şeklinde açıklayabileceğimiz ve yapılan genel hatanın tersine otomobili virajın alımı sırasında değil, daha viraja girmeden yavaşlatmayı hedefleyen kuraldır. "Önce dış -sonra iç- tekrar dış" olarak adlandırabileceğimiz ikinci kural ise virajı dönülmesi mümkün en geniş açıyla dönebilmemizi ve dolayısıyla otomobilin yere daha fazla tutunmasına yardımcı olmayı amaçlar. Bu her iki kural da doğru viraj almanın mantığını anlatmak için yazılmıştır ve sizle birlikte diğer araçların da seyir halinde olduğu normal trafikte uygulanması son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bu sebeple tuninglinx olarak günlük trafikte size ayrılan yol çizgilerine uymanız gerektiğini hatırlatırız.

Yapılan Hatalar

Viraj alımında genellikle yapılan en önemli hata, viraja otomobilin yere tutunma sınırlarını zorlayacak bir hızla girip daha sonra viraj içinde fren kullanma mecburiyetinde kalmaktır. Eğer dikkatli bir sürücü iseniz diğer araçlarla birlikte viraja girdiğinizde çoğu sürücünün hızını ayarlayamamaktan ötürü neredeyse viraj çıkışına kadar fren lambalarının yandığına şahit olmuşsunuzdur. Bunun, şüphesiz ki viraj alımında uyulması gereken belli kuralları uygulamamaktan kaynaklanan nedenleri vardır.

Virajları Doğru Almak

Viraj alınırken yolun ne genişlikteki bölümünün kullanılacağı bir çok dış etkene bağlıdır. Viraj içinde karşı yönden gelen olup olmadığını görmemizi engelleyen ağaç vb. görüş engelleyici birtakım etkenler ya da yolun şehir içi veya şehirlerarası bir yol olup olmadığı gibi.. Ancak, her koşulun uygun olduğu varsayımından hareketle doğru viraj alımını şu şekilde açıklayabiliriz:

Doğru viraj alımında sürüş çizgisi "önce dış -sonra iç- tekrar dış" şeklinde olmalıdır. Viraja dıştan, yani sağa dönen virajlarda yolun soluna yanaşarak, sola dönen virajlarda ise yolun sağına yanaşarak dönmek esastır.

Otomobili viraj içerisinde yavaşlatmak yerine, gerektiği kadar vitesle birlikte hız düşürülerek otomobilin lastikleri yere tam olarak tutunabilecek şekilde viraja mümkün olduğunca dıştan girilir. Yani, otomobil viraja daha girmeden yavaşlatılması tamamlanmış olmalı ve bu hız, şekilde "apex" olarak gösterilen virajın orta noktasındaki hız dahil, virajın tümündeki en düşük hız olmalıdır. Fren ancak viraja giriş noktasından önce otomobili yavaşlatma maksadıyla kullanılmalıdır, viraj içinde frene basılmaz.

Fren noktasından itibaren otomobil virajın içine yönlendirilerek apex’e kadar kontrollü bir şekilde gaz verilir (hız belirli bir miktarda artırılır). Orta noktada (apex’te) otomobile uygulanan merkezkaç kuvveti maksimumdadır. Bu nokta aynı zamanda virajın en içten dönüldüğü noktadır.

Virajın en iç konumunda bulunulan apex’te virajın uzak olan dış noktası hedeflenerek otomobil gaza oturtulur. Ancak gaz verirken otomobili kasmak ve lastikleri zorlamak yerine hem motorun daha çabuk hızlanması hem de lastiklerin soğuyabilmesi için bir an evvel düzelterek aracı gerektiği kadar dışa bırakmak gerekmektedir.
Logged



мя.α∂αℓι^^ İmza Seçmediniz.Profilinizden imzanızı seçebilirsiniz... Her Şey Gönlünce Olsun!

Forum Patronu
*

Üye Grubu : Vip Özel Üye
Yaş : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Tatanga City
Kayıt Tarihi : 21 Ocak 2008, 21:35:50
Üye No : 5
Mesaj Sayısı : 4617
Rep Gücü : 18640
Kişisel Mesaj : Filiz ♥ Serkan..
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #4 : 22 Aralık 2008, 21:02:24 »

Dikkat ve Konsantrasyon

Çoğu kişiye son derece saçma gelsede araba kullanırken konsatnrasyon son derce önemlidir ve dikkat edilmesi gereken hususlar içerir.

Asla ama asla alkollü araba kullanmayın. Alkol insan vücudunu her yönden zayıflatan bir etkendir, dikkat ve konsantrasyonun 1 numaralı düşmanıdır. Unutmayın ki alkollü araba kullanmanız milyarlarca hasara ya da hayatınıza sebep olabilir. Karar sizin, 1 gece araba kullanmamak veya öbür tarafa gitmek.

- 2 küçük kutu (850ml) bira, 2 kadeh şarap (220ml), 1 duble rakı yasal sınırdır. Yolunuz kısa da olsa, şehiriçi de gitseniz, yavaş da gidecek olsanız, polis durdurursa 3 aylığına ehliyetinizi alır. Uykusuzluk, alkol, uyuşturucu, ilaçlar, cep telefonu, araç içine koyulan nesneler, radyo-teyp sizin dikkatinizin dağılmasına sebep olur. En ufak bir konsantrasyon bozukluğu çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebilir. Gözünüz her zaman yolda olsun.

- Hiç bir zaman uykulu araba kullanmayın. Uyumadan devam edebileceğinizi sanmayın. Dikkatinizin dağıldığı, yorulduğunuz anda, arabanızı parkedin ve arabanın dışında bir yerde, 1 saat kadar dinlenin, çay-kahve türünden uyarıcı içecekler için ve zinde olarak yola devam edin. 1 saatlik bir mola önünüzdeki yılların kurtarıcısı olabilir.

- Eğer uzun bir yolculuk yapmak zorundaysanız, kendinizi fiziksel formda hissettiğinizde yola çıkın. Eğer hafif birşeyler yerseniz daha iyi olur
Logged



мя.α∂αℓι^^ İmza Seçmediniz.Profilinizden imzanızı seçebilirsiniz... Her Şey Gönlünce Olsun!

Forum Patronu
*

Üye Grubu : Vip Özel Üye
Yaş : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Tatanga City
Kayıt Tarihi : 21 Ocak 2008, 21:35:50
Üye No : 5
Mesaj Sayısı : 4617
Rep Gücü : 18640
Kişisel Mesaj : Filiz ♥ Serkan..
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #5 : 22 Aralık 2008, 21:02:50 »

Psikolojik Hazırlık

İyi sürücülük, güvenli araba kullanmayı bilmektir... İyi, istikrarlı, usta bir sürücü olabilmek için öncelikle iyi bir psikolojiye sahip olmak gereklidir. Unutmayın ki kazaların veya hataların çoğu normalde yapmadığınız şeyleri yaparken olur! Herşeyden önce, istikrarlı kullanın. 2 saat 120'yle gitmek, 1 saat 90'la, 1 saat 150'yle gitmekten daha güvenlidir.

1) Arabanızı her zaman siz kullanın, başkalarının sizin sürüş tarzınızı değiştirmesine izin vermeyin.

2) Yolcularınızın sizi yönlendirmesine izin vermeyin.

3) Dışarıdan, diğer sürücülerden gelecek tepkileri umursamayın. Uygun bir dille söylemek gerekirse, asla GAZA GELMEYİN. Gaza gelmek, sürücülerin normalde yapmadıkları hareketleri yapmasına, bazı limitlerin ötesine geçmesine sebep olur. Böyle durumlarda KAZA GELİYORUM DER!

4) Gösteriş isteğinizi frenleyemiyorsanız, hızlı kullanmayı seviyorsanız, ustalığınızı uygun bir şekilde ortaya koyun.

5) Sabırlı ve hoşgörülü olun.

6) Diğer sürücülere saygı gösterin. Onların her küçük dikkatsizliğini, negatif bir olay olarak değerlendirmeyin, unutmayın ki herkes hata yapar. Bu hataları düzeltmek her zaman sizin işiniz değildir, ve genelde bağırıp-çağırmanız, kornaya sonuna kadar basmanız, ya da karşıdakine uzunları dikmeniz onun bu hataları bir daha yapmayacağı anlamına gelmez. Hata yapan sürücüleri uygun bir şekilde uyarın.

7) Diğer otomobil sürücülerinin de yolu kullandıklarını ve sizin gibi bu hizmete hakları olduğunu sakın unutmayın.
Logged



мя.α∂αℓι^^ İmza Seçmediniz.Profilinizden imzanızı seçebilirsiniz... Her Şey Gönlünce Olsun!

Forum Patronu
*

Üye Grubu : Vip Özel Üye
Yaş : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Tatanga City
Kayıt Tarihi : 21 Ocak 2008, 21:35:50
Üye No : 5
Mesaj Sayısı : 4617
Rep Gücü : 18640
Kişisel Mesaj : Filiz ♥ Serkan..
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #6 : 22 Aralık 2008, 21:03:14 »

Önemli Uyarılar

Bazıları her ne kadar saçma geliyor olsa da bu uyarıları trafiğe çıktığınız tüm zamanlarda dikkate almanız, hem sizin hem de çevrenizdekilerin güvenliğini ve emniyetini kesinlikle arttıracaktır.

- Dashboard'un (ön panelin) üzerine, ön cama yansıyıp, görüşümüzü etkileyecek cisimler kesinlikle koymayınız. Sigara, kutu mendil, kağıt, süs bebekler vs...

- Şehir içi ve dur-kalk trafikte dahi, emniyet kemerinizi takınız. 20km/s sürat bile, başınızı dashboard a çarpmaya yetecek bir sürattir. Size ceza kesecek trafik polisini değil, kırılacak dişlerinizi düşünün...

- Arka koltukta oturuyor olsanız bile emniyet kemerinizi takınız. Olası kaza anında, önde yada arkada oturuyor olmanız sonucu etkilemeyecektir.

- 24 saat kısa hüzmeli farlarınızı yakarak seyahat ediniz. O anda sizi farketmeyen, dalgın bir yaya'nın veya sürücünün sizi farketmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca sollama anında karşıdan gelen araç, mesafenizi daha iyi tayin edecektir. (bunu gerçekten yapın, 6 sene önce bir insana çarptım ve bu unutulmuyor...)

- Civarınızda başka araç olmasa bile, dönüşlerde sinyallerinizi kullanınız. Belki o anda sizin göremediğiniz bir yaya yada sürücü hereketlerini size göre ayarlıyor olabilir.

- Tüm aydınlatma ve uyarı ışıklarınızı düzenli olarak kontrol ediniz. Otomobilinizi ısıtırken bile yapabilirsiniz. Mutlaka sizde stopları yanmayan bir aracın arkasında gitmiş ve rahatsız olmuşsunuzdur.

- Fren balatalarınızı her 5000 km.de bir kontrol etmeniz, olabilecek bir problemi zamanında farketmenizi sağlayabilir.

- Diş derinliği azalan(min. 2mm) lastiklerinizi yenisiyle değiştirmelisiniz. Önemli olan aynı lastikle uzun kilometre yapmak değil, kazasız bir sürüş yapmaktır. Aracınızın zemine temas eden tek parçası lastiklerdir. Dolayısıyla sizin ve sevdiklerinizin tek güvencesidir.

- Lastik havalarınızı hergün aracınızı ısıtırken gözle kontrol etmeniz, her 10 günde bir hava ölçümü yapmanız hayatınızı kurtarabilir. Lastik havalarınız, araç üreticisinin tavsiye ettiğinden kesinlikle daha az olmamalıdır.

- Kesinlikle "yakın takip" yapmayınız. Daha önce kaza yapan insanlarla konuşun, size "bir anda" olduğunu söyleyecektir. "An'lara" ihtiyacınız olan trafik ortamında yakın takip bir intihardır.

- Hatalı sollama yapmayın. İçinizde "en ufak bir şüphe" duyuyorsanız, sollamaktan "vazgeçin".

- Bölünmüş yollarda "sol şerit ihlali" yapmayınız. Sol şerit "maksimum hız" şeridi değil, "sollama" şerididir.
Logged



мя.α∂αℓι^^ İmza Seçmediniz.Profilinizden imzanızı seçebilirsiniz... Her Şey Gönlünce Olsun!

Forum Patronu
*

Üye Grubu : Vip Özel Üye
Yaş : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Tatanga City
Kayıt Tarihi : 21 Ocak 2008, 21:35:50
Üye No : 5
Mesaj Sayısı : 4617
Rep Gücü : 18640
Kişisel Mesaj : Filiz ♥ Serkan..
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #7 : 22 Aralık 2008, 21:05:08 »

Sol Ayak Freni

Sol ayak freni, önden çekişli otomobillerin etkin ve süratli biçimde kullanılabilmesi açısından en önemli sürüş tekniklerinden birisidir. Sıklıkla yarış sürücüleri tarafından kullanılmaktadır. Sağ ayak alışıldığı şekilde gaz pedalına basılı durumdayken sol ayağın da fren pedalına basmasıyla uygulanmaktadır. Bu teknik aşağıda sıralanan durumlarda kullanılmaktadır.

Aracın istenilenden az dönmeye (understeering) başladığı durumlarda (basit olarak önden çekişli bir araca viraj içerisinde gaz verilmesi durumunda veya çok hızlı olarak viraja girildiğinde) dönüş yarı çapını küçültmek.

Aracın çok fazla zıplamaya meyilli olduğu engebeli yüzeylerde zıplamayı sınırlandırmak

Turbo otomobillerde yavaşlamak için gazdan ayağı kaldırmaya gerek bırakmaması sonucu turbo basıncının düşmemesi ve aracın daha çabuk süratlenmesini sağlamak..

DİKKAT !

Şu unutulmamalıdır ki bir yarışçı özel etap içerisinde sadece ve sadece daha hızlı gitmeyi düşünür. Şehir trafiğinde ise sürücünün kendisinin ve çevre araçlardaki sürücülerin güvenlikleri en önemli unsurdur. Dolayısıyla burada anlatılanları şehir içi trafiğinde denemek yüzde 90 bir kaza ile sonuçlanacaktır. Trafik kazalarının şakası olmadığı açıktır.

Ayrıca fren lambalarının sürekli yanması arkadan gelen sürücüyü şaşırtabilir ve bir kazaya sebep olabilir veya lambanın önündeki pleksiglas stop camı da eriyebilir. (Bu çok önemli değil..:-))

Bunlara ek olarak fren balataları ve diskleri çok daha hızlı biçimde aşınacak, fren sistemi aşırı ısınacak, fren hidroliği kaynayarak frenlerin "şişmesine" sebep olacaktır. Yanı kısaca aracın servis ihtiyacı ve maliyeti büyüyecektir.

Ralli parkurlarında edindiğim şahsi tecrübelerime dayanarak söyleyebileceğim son şey eğer sol ayak fren esnasında sağ ve sol ayaklarınızın işlevlerini karıştırırsanız sonucun epeyce acıklı olabileceğidir. Bu nedenle iyice ustalaşmadan kullanılmaması yerinde olacaktır.

İLK UYGULAMA

Evet bu kadar yeter.. Hala vazgeçmediyseniz öncelikle debriyaja basmaktan hissizleşmiş sol ayağınızı biraz çalıştırmak gerekli.. Bunun için boş bir asfalt yol bulun ve yaklaşık 30-40 km/h hızla giderken sol ayağınızı YAVAŞÇA fren pedalının üzerine koyarak aracınızı yavaşlatmayı deneyin.. İlk denemede çok kolay olmadığını göreceksiniz.. Eğer bir otomatik vitesli araba bulabilirseniz bu iş daha kolay olabilir.

Direksiyonu kırdıktan sonra sertçe el freni çekildiğinde ne olacağı iyi kötü bilinmektedir. (bilinmiyorsa yine boş tercihen toprak bir araziye ve 30-40 km/h sürat!!!:-))

Burada yapılan, ön tekerlekler halen dönüyorken arka tekerleklerin kilitlenmesi ve bu şekilde yol tutuşlarının azaltılarak, direksiyonun ani kırılması sonucunda ortaya çıkan merkezkaç kuvvetinin etkisiyle arabanın arka tarafının savrulmasıdır. Bunun dışarıdan görünüşü ise oldukça küçük yarı çaplı bir dönüş hareketidir. Bu teknik sıklıkla yarışlarda çok keskin U virajların dönülmesinde kullanılmaktadır.

Sol ayak fren de sanki el freni çekilmişçesine aracın arkasının savrulmasını sağlayacaktır. Ancak çok daha hassas bir kontrol yapmak mümkündür. Öncelikle ön tekerleklerde motor gücü bulunduğundan ve gaza basılmaya devam edildiğinden ön tekerlekler dönmeye ve yol tutmaya devam edeceklerdir. Arka tekerlekler ise fren pedalına basıldığı oranda tutulacaklar hatta kilitleneceklerdir. Böylece aracın dönüş yarı çapı küçültülebilecektir. Viraj içinde gaz ve fren pedallarıyla oynayarak istenilen çizgide kalmak mümkündür. Frenden ayak kaldırıldığında dönüş yarı çapı büyüyecek, fren pedalına basınç uygulandıkça da küçülecektir.

PRATİK ÇALIŞMA

Eh kolay görünüyor değil mi? Artık mevsime göre toprak veya buz zeminli ve etrafta çarpacak bir şeyler bulunmayan bir alana gitme zamanı geldi.. Bir kaç koni veya plastik kutu ile kendinize virajlar hazırlayıp önce bu parkuru sol ayak fren yapmadan normal olarak geçin. Ancak bu esnada yavaşlamak amacıyla fren kullanmak istediğinizde sol ayağınızı kullanın. Sol ayağınızla istediğiniz hassasiyette fren yapamadığınız sürece sol ayak frenini başaramazsınız. Bu, başlangıç aşamasında yıllarca sağ elini kullanmış birinin sol eliyle yazmaya çalışması gibi uğraştırıcı bir işlemdir.

Şimdi değişik bir şeyler yapma zamanı.. Viraja girdikten sonra motor gücünü kesmeksizin (gaz pedalı basılı halde) sol ayağınızla fren uygulayın. Eğer doğru yaptıysanız arabanın arkasının viraj dışına doğru kaydığını hissedersiniz. Dönüş tamamlandığında (arabanızın burnu girmek istediğiniz yönü gösterdiğinde) direksiyonu toplayıp, freni bırakmalı ve gaza basarak yola devam etmelisiniz.

Eğer doğru yaptıysanız arabanızın arkasının ön tekerleklerinin etrafında (pivot noktası) nasıl döndüğüne şaşıracaksınız. O yüzünüzdeki şaşkın gülümsemeyi silip tekrar ve tekrar deneyerek aracınız üzerinde tam hakimiyet kuracak yani arkasını tam istediğiniz noktada istediğiniz kadar kaydırabilecek şekilde becerinizi arttırabilirsiniz.

İlk denemelerinizde muhtemelen elde edebileceğiniz tek sonuç sadece arabanın viraj içinde yavaşlamasıdır. Daha az fren kullanarak tekrar deneyin, ne kadar az bir basınç gerektiğine şaşıracaksınız. Ayrıca önce direksiyonu kırıp aracı viraja soktuktan sonra fren uygulamayı unutmayın. Buradan 200 km/h ile gelip viraja girdikten sonra fren uygulanması gerektiği anlaşılmamalıdır. Böyle yapılırsa sonuç en azından unutulmaz bir spin ve muhtemelen ciddi bir kaza olacaktır. Söylenmek istenen; hızı makul bir seviyeye düşürmek için uygulanan frenaj (sol veya sağ ayakla) bittikten sonra araba viraja sokulup sonra kontrol amacıyla sol ayak fren uygulanmalıdır.

İlerleyen zamanda sadece dönüşler yerine ardarda iki virajdan oluşturacağınız S ler ile çalışmaya devam etmelisiniz.

Sol ayak freni uygulamayı öğrendiğinizde aracınızı asla düşünemediğiniz kadar güvenli ve hızlı biçimde kontrol edebileceğinizi fark edeceksiniz. Ancak başarısız denemelerin cesaretinizi kırmasına izin vermeyin. Çalışmaya devam edin ve aniden kolaylaşıverdiğini göreceksiniz
Logged



мя.α∂αℓι^^ İmza Seçmediniz.Profilinizden imzanızı seçebilirsiniz... Her Şey Gönlünce Olsun!

Forum Patronu
*

Üye Grubu : Vip Özel Üye
Yaş : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Tatanga City
Kayıt Tarihi : 21 Ocak 2008, 21:35:50
Üye No : 5
Mesaj Sayısı : 4617
Rep Gücü : 18640
Kişisel Mesaj : Filiz ♥ Serkan..
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #8 : 22 Aralık 2008, 21:05:51 »

El Freni İle Viraj Dönmek

90 derece ve üzerindeki sert ve uzun virajların dönülmesinde veya aracın gidiş yönünün ani olarak değiştirilmesi gereken durumlarda (el freninin arka tekerlekleri tuttuğu araçlarda) el freni kolu çekilerek arka tekerleklerin kilitlenmesi sonucunda aracın arkasının kayması sonucu dönüş yarı çapını küçültmek mümkündür. Yarış arabalarında özellikle lastiklerin yeri çok sağlam tuttuğu asfalt zeminde dahi sürücünün arka tekerlekleri kolayca kilitleyebilmesi için hidrolik el freni pompaları kullanılmaktadır. Standart arabaların çoğunda bulunan mekanik (telli) el freni donanımları ise toprak ve mıcır zeminde yeterli işlev görmesine rağmen asfalt zeminde ciddi kuvvetlere gereksinim duymaktadır.

EL FRENİ İLE VİRAJ DÖNME

Araç viraj girişine gelindiğinde frenaj tamamlanmış olmalı ve araç istenilen hızda ve viteste bulunmalıdır. (Büyük çoğunlukla bir veya iki vites küçültülmelidir.) Daha sonra sert bir direksiyon hareketiyle aracın burnu viraja sokulmalı ve hemen el freni kuvvetle çekilerek meydana gelen merkezkaç kuvvetinin aracın arka kısmını savurması sağlanmalıdır. Bu işin en kolay kısmını teşkil etmektedir. Eğer zemin toprak, çamur veya mıcır ise düşük hızlarda bile aracınız hızla virajın içine doğru yönelecektir (oversteering) bundan sonra el freni bırakılıp direksiyon ve gaz pedalının aynı anda kullanılmasıyla aracın burnunu virajın gidiş istikametinde tutmak gerekmektedir. Bunun için çoğu zaman direksiyonu toplamak ve hatta dönüşün sonuna doğru virajın aksi istikametine doğru çevirmek gerekebilir. Bu işlemler son derece kararlı ve şaşmaz bir biçimde gerçekleştirilmelidir. Aksi halde atılan bir spin çok daha ciddi zaman kayıplarına neden olacaktır. Bu nedenle denemelere de çok düşük hızlarla başlanmasında sayısız yarar vardır.

El freni çekildiği esnada kolu tepesinde bulunan ve el freninin boşaltılmasını sağlayan düğme sürekli olarak basılı tutularak el freninin kilitlenmesinin önüne geçilmelidir. Yarış arabalarında çoğunlukla bu düğme sökülmüştür.

DİKKAT!

Bu yöntem bilerek aracın dengesini bozmak ve arka kısmını savurmak esasına dayanır. Yeterli ustalığa ulaşılmadan yapılacak böyle bir hareket, etraftaki çarpılabilecek her şeye çarpma riski taşımaktadır. Bazı insanların arabalarını ailelerinin bir ferdi olarak gördüklerini ve haklı olarak “pardon!” cevabını yeterli bulmayacaklarını unutmayın. Bu tür denemeler için trafiğe kapalı ve ağaçsız!! boş alanlar seçilmesi sonradan pişman olmanın önüne geçebilir. Ancak takla ve yangın gibi tehlikeler daima vardır. Bu nedenle tek başınıza ıssız bir yerde bu tür denemeler yapmak da riskli bir davranıştır.

PRATİK ÇALIŞMA

İlk denemeler için toprak alan üzerine koyacağınız bir plastik kukuleta veya bidonun etrafından U dönüşü yapmak önerilebilir. Burada el freninin çekili tutulduğu süre ve direksiyon/gaz kombinasyonu çalışılmalıdır. Başlangıç için 30-40 km/h lik bir sürat fazlasıyla yeterli olacaktır. Yukarıda söylenenler önden çekişli bir araç için geçerlidir. Ancak arkadan iter araçlarda da büyük benzerlik vardır.
Logged



мя.α∂αℓι^^ İmza Seçmediniz.Profilinizden imzanızı seçebilirsiniz... Her Şey Gönlünce Olsun!

Forum Patronu
*

Üye Grubu : Vip Özel Üye
Yaş : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Tatanga City
Kayıt Tarihi : 21 Ocak 2008, 21:35:50
Üye No : 5
Mesaj Sayısı : 4617
Rep Gücü : 18640
Kişisel Mesaj : Filiz ♥ Serkan..
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #9 : 22 Aralık 2008, 21:06:50 »

Limited Frenaj

Doğru frenaj yapabilmek ciddi bir beceri işidir. Yavaşlamak istediğinizde fren pedalına basarsınız. Eğer daha çok yavaşlamak istiyorsanız pedala biraz daha kuvvetli basarsınız. Bu yaklaşım şehir içi trafiğinde gezinirken oldukça yeterli olacaktır. Ancak yüksek performanslı bir sürüş esnasında hızınızı istediğiniz oranda ve mümkün olan en kısa sürede düşürmeniz önem kazanır. Eğer fren pedalına gereğinden az basıyorsanız frenaja daha erken başlamanız gerekecek bu da fren mesafenizi ve sürenizi uzatacaktır. Bunun aksine frene gereğinden fazla bir kuvvetle basmak da tekerleklerinizi kilitleyecek, direksiyon kontrolünüz kaybolacak, fren mesafeniz uzayacak ve lastiklerinizde düz bölgeler şeklinde aşınmalar meydana gelecektir. Bu durumlardan kaçınmak için yapılması gereken şey limit frenlemedir.

LİMİT (EŞİK) FRENLEME

Fren pedalına tekerleklerin tam kilitlenme noktasından bir parça daha az bir basınç uygulanarak yukarıda sözü edilen olumsuz durumların ortaya çıkmasını önlerken fren mesafesi ve süresini en az değerde tutmaktır.

Fren limiti bir çok parametreye bağlı olarak değişim göstermektedir. Bunları iki grupta toplamak mümkündür.

Fren limitini alçaltan (tekerleklerin daha kolay kilitlenebileceği) etkenler:

Meyil inme.
Sıklıkla tekrarlanan tümsekler ve çukurlar.
Gevşek yüzey kaplamaları (tozlu, mıcırlı ve toprak yollar).
Su, yağ, çiğ gibi kayganlığı arttırıcı etkiler.
Büyük kamber açıları ve yolun gidiş doğrultusuna dik yöndeki eğimi.
Aşırı sıcak veya soğuk lastikler

Fren limitini yükselten etkenler:

Meyil tırmanma.
Temiz ve kuru yol yüzeyleri
Uygun sıcaklıktaki lastikler

Yapılması gereken şey; sürüş esnasında yukarıdaki etkenlerin varlığını ve değişimini sürekli olarak izleyip değerlendirerek fren limitine olacak etkilerini göz önüne almaktır. Diğer bir değişle yol durumu değerlendirilmeli ve tekerlekleri kilitlemeksizin en yüksek fren gücü uygulanacak şekilde pedala uygulanan basınca karar verilmelidir.

SIKLIKLA YAPILAN FRENLEME HATALARI

- Fren limitinin bilinmemesi dolayısıyla çoğu zaman erken ve hafif frenaj sonucu frenleme süresi ve mesafesinin uzaması nedeniyle zaman kayıpları artmaktadır.
- Yukarıdakinin tersine çok geç ve sert fren yapmak da arabayı kontroldan çıkarabileceği gibi kıymetli yarış lastiklerini de duman haline getirecektir. (Bu durum daha çok başlarda olmaktadır. Yarış dergileri okumak yerine yarışmaya başlandıktan bir süre sonra geçer:-)).
- Bu tür sert frenajların sonucu çoğu zaman virajın giriş noktası kaçırılabilmekte ve yoldan çıkma tehlikesi ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bir süre sonra lastiklerinizden "LAP LAP LAP" diye bir ses duyarsanız bu, lastiklerinizin bu tür kızaklamalar sonucu üzerlerinde oluşan düz bölgelerin yere çarpma sesi olabilir.
- Önemli hatalardan birisi de viraj içerisinde dönüş esnasında fren yapmaktır. Bu düşük süratler için bir sorun teşkil etmez. Ancak yüksek performanslı bir sürüşte şık bir spin ve yol dışına çıkma ile sonuçlanabilir. Frenaj işlemi viraj öncesinde bitmiş, hız ayarlanmış olmalıdır. (Sol ayak freni hariç tabii).
Fren pedalına kıracak gibi çok ani biçimde basmak, pompalamak, tekmelemek vs. faydasız hareketlerdir.

LİMİT FRENLEME EGZERSİZLERİ

Limit freni trafikte denemek gerçekten çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Küçük bir hata önünüzdekinin arkasından çarpmanıza veya arkanızdakinin size çarpmasına sebep olacaktır. Bu durum gerçekleştiğinde üzülmek veya pişmanlık bir işe yaramayacaktır. En iyisi kendinize boş ve tercihen kaygan bir yol bulmanızdır. Fren pedalına uyguladığınız basınca konsantre olmanız işinizi kolaylaştırabilir.

- Kendinize bir işaret seçip bu noktadan sabit bir hızla (40-50 km/h ile başlayın) geçerken frene başlayın ve bunu en kısa durma mesafesini elde edene kadar tekrarlayın.
- Daha sonra iki işaret arasında çalışmaya başlayacaksınız. Birinci işareti geçtiğiniz an fren pedalına sabit bir basınç uygulamaya başlayın ve araç durana kadar bu basıncı değiştirmeyin. Tam ikinci işaretin üzerinde durana kadar bu egzersizi tekrarlayın.
Logged



мя.α∂αℓι^^ İmza Seçmediniz.Profilinizden imzanızı seçebilirsiniz... Her Şey Gönlünce Olsun!

Forum Patronu
*

Üye Grubu : Vip Özel Üye
Yaş : 30
Cinsiyet : Bay
Nerden : Tatanga City
Kayıt Tarihi : 21 Ocak 2008, 21:35:50
Üye No : 5
Mesaj Sayısı : 4617
Rep Gücü : 18640
Kişisel Mesaj : Filiz ♥ Serkan..
Offline Offline

WWW
« Yanıtla #10 : 22 Aralık 2008, 21:09:13 »

Heel and Toe Tekniği

Eğer yarı otomatik veya otomatik vites kutulu bir otomobiliniz yoksa heel and toe tekniği ile vites küçültmeyi öğrenmeniz faydalı olacaktır. Bu tekniğin amacı;

Vites küçültme esnasında ayak debriyajdan çekildiğinde ani bir motor freninin meydana gelerek arabanın dengesini bozmasının önüne geçmek.
Kavrama esnasında ortaya çıkacak darbenin debriyaj, vites kutusu ve akslar üzerinde tahribat yapmasını veya ömürlerini kısaltmasını önlemektir.

Eğer gelecekte daha hızlı gitmeyi düşünüyorsanız bu tekniği kullanmaya ihtiyacınız olabilir.

VİTES KÜÇÜLTME

Bir viraja yaklaşırken öncelikle hızınızı düşürür ve viraj içi kontrol ve viraj çıkışında hızlanma için bir veya bir kaç! vites küçültürsünüz. Bu işlem esnasında muhtemelen ayağınız gazdan çekili olduğundan motor devri rölanti değerine kadar düşecektir. vitesi küçültüp debriyajdan ayağınızı çektiğiniz anda ise her ne kadar gaza tekrar bassanız da yarış tipi debriyajlar sizin yumuşak bir kavrama sağlamanızın önüne geçecektir. (Zaten sizin o anda bu kadar zamanınız olmayacaktır). Sonuç olarak kaygan zeminde arabanın kararlılığı bozulabilir veya kıymetli tahrik aksamınızdan (debriyaj, pirizdirek mili, vites kutusu ve diferansiyel ve akslarınız) bazı parçalar daha küçük parçalara ayrılabilir.

Eğer heel and toe tekniğini kullanmak istediğinizi düşünürsek, yukarıdaki durumda yapılması gerekenler

HEEL AND TOE TEKNİĞİ

Yine aynı viraja yaklaşıyorsunuz. Sağ ayağınız ile frene basarken sol ile debriyaja basıp vitesi küçültün. Bundan sonra sağ ayağınızın topuğuyla veya yanıyla (sağ ayağınızın burnu hala fren üzerinde kalacak şekilde bileğinizi bükerek) gaz pedalına hafifçe dokunup motoru hızlandırın ve debriyajı bırakın. Evet hepsi bu.. Böylece darbesiz ve yumuşak bir şekilde vitesinizi küçülttünüz..

Daha çok pist yarışlarında faydalı olacağına inandığım bu tekniği rallilerde uyguladığımı söyleyemem.. Sanırım bunun nedeni arabamın motorunun kompresyon değerinin etrafına dehşet saçacak kadar büyük olmaması, benim bu işi becerememem veya önden çekişli bir araba kullanıyor olmam nedeniyle özellikle keskin viraj girişlerinde arabanın arkasının hafiflemesi ve bir miktar kayarak daha kolay biçimde virajı dönmemi sağlaması.... .... Bahaneleri olabilir:-))

Bu tekniği kolaylıkla kullanabilmeniz için fren pedalı ile gaz pedalı seviyeleriniz birbirine yakın olmalıdır. En ideal durum kendinizi en rahat hissettiğiniz durumdur. Ayrıca pek çok sportif pedal kiti bu tekniği destekleyecek şekilde özel formlarda üretilmektedir. Ayrıca kullanılan ayakkabılar da çok büyük önem taşımaktadır. Tabanı çok dar ayakkabılar ile boşu boşuna vakit kaybetmeyin. Normal düz tabanlı bir yürüyüş ayakkabısı yeterli olacaktır. Tabii en iyisi pahalı bir sürücü ayakkabısı almak..:-))

PRATİK ÇALIŞMA

Yeniden malum geniş ve boş mekanınızdasınız.. Büyük daireler çizmeye başlayın ve vitesinizi 2 den 1 e düşürün. Bunu önce alıştığınız şekilde daha sonra da dahiyane heel and toe tekniğini kullanarak deneyin. 1-2 saat veya 3-5 yüz tekrardan sonra bu işi otomatik olarak yaptığınıza karar verdiğinizde bu sefer 3 den 2 ye düşmeye peşisıra 3 e çıkmaya ve yeniden 2 ye düşmeye başlayın. En çok bir ayda bu işi kusursuz derecede iyi yapabilirsiniz. Bu tür denemeleri trafiğe kapalı alanlarda yapmanızın herkesin sağlık ve !! mutluluğu !! için yerinde bir davranış olduğunu unutmayın.
Logged



мя.α∂αℓι^^ İmza Seçmediniz.Profilinizden imzanızı seçebilirsiniz... Her Şey Gönlünce Olsun!

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

Gonlunce.Net Etiketler
Otomobil Güvenli Sürüş Teknikleri

 
Gitmek istediğiniz yer: